TMS 36 VARLIKLARDA DEĞER Düşüklüğü (2. Bölüm) - Uygulama Örneği

Bildiğiniz üzere TMS 36'a göre değer düşüklüğü testi için gerekli olan Geri Kazanılabilir Tutar, Satış Maliyetleri Düşülmüş Gerçeğe Uygun Değer ile Kullanım Değerinden yüksek olanı dikkate alınır.


Eğer geri kazanılabilir tutar; değer düşüklüğü yapılan duran varlığın defter değerinden düşük ise değer düşüklüğü vardır, yüksek ise yoktur deriz.


Peki değer düşüklüğünü tek bir varlığa yoksa nakit yaratan birime mi uygulayacağız?

Aşağıdaki durumların varlığında tek bir varlığa değer düşüklüğü testi uygulamalısınız:

  • Eğer varlığın satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değerini belirlemek mümkünse ve söz konusu değer varlığın defter değerinden büyükse. Fakat bu durumda malum varlık değer düşüklüğüne uğramadığı için varlığın kullanım değerini hesaplamanıza gerek kalmaz.

  • Varlık tek başına tanımlanabilir ve bağımsız olarak nakit girişi yaratmaktadır.

Şirketlerin büyük çoğunluğu değer düşüklüğü testlerini Nakit Yaratan Birimler üzerinde hesaplamaktadırlar. Çünkü her bir varlığın ayrı ayrı gerçeğe uygun değerini belirlemek zordur ve söz konusu varlıklar nadiren kendi başına bağımsız nakit girişleri üretir.

Bu sebeple, aşağıdaki örnekte kullanım değeri hesaplaması için nakit akış projeksiyonlarının tek bir varlık yerine nakit yaratan birime nasıl tasarlanacağını göstermeye çalışacağım.


UYGULAMA ÖRNEĞİ (Nakit Yaratan Birim için)

Ana ortak ABC A.Ş.’nin nakit yaratan birim olarak %70 bağlı ortaklığı XYZ A.Ş.’nin değer düşüklüğü testini yapalım.


Söz konusu bağlı ortaklığın net defter değeri 4.000.000 TL olsun.


Bağlı ortaklığın satış maliyeti düşülmüş gerçeğe uygun değerini tespit etmek pek tabi ki mümkün değildir. Bu sebeple ABC A.Ş. bağlı ortaklığı XYZ A.Ş.’nin geri kazanılabilir tutar olarak kullanım değerine göre belirler.


31.12.2019 tarihi itibariyle XYZ A.Ş.’nin raporladığı finansal tutarlar aşağıdaki gibidir:


  • Ana faaliyetinden elde ettiği gelirleri 3.000.000 TL

  • Sabit giderleri 1.600.000 TL

  • Değişken giderleri 900.000 TL

  • Vergi öncesi karı 500.000 TL

  • Net İşletme (Çalışma) Sermayesi 120.000 TL

ABC A.Ş. kullanım değerini hesaplamak için aşağıdaki varsayımlarda bulunmuştur:


  • Bağlı ortaklığın yer aldığı sektör bilgisine dayanarak, pazarın önümüzdeki 5 yıl boyunca %10 büyüyeceği ve devam eden (sonsuz) büyüme oranın da %3 olacağı tahmin edilmektedir. Söz konusu oranlar nominaldir ve enflasyon etkisini de içermektedir.

  • Vergi öncesi iskonto oranı, şirketin sermaye maliyeti olan %15 olarak dikkate alınmıştır.

  • Geçmiş tecrübeler ışığında, şirketin her yıl ortalama 100.000 TL yatırım harcaması yapması beklenmektedir.

  • Amortisman giderleri ve itfa payları hariç sabit giderlerin cari dönemdeki kadar gerçekleşeceği varsayılmıştır. Elbette söz konusu sabit giderlere enflasyon etkisi hesaplanmalıdır.

  • Değişken giderler yaklaşık olarak hasılatın %30’u kadar gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

  • Gelecek yıllarda beklenen enflasyon oranı ortalama %8 gerçekleşeceği varsayılmıştır.

Tüm bir şirketi ya da onun nakit yaratan bir birimine değer düşüklüğü testi yapıyorsak, 5 (beş) yıllık vergi öncesi net nakit akışlarını tahmin etmek yeterli olacaktır.

Nakit akış tahminleri için çıkış noktamız elbette 31.12.2019 tarihi itibariyle gerçekleşmiş tutarlar üzerinden olur.


Aşağıdaki tabloda 5 yıllık tahmin ve varsayımları görebilirsiniz:


  • 2020 yılı hasılatı 2019 yılı tutarını %10 artırarak 3.000.000 * (1+%10) = 3.300.000, 2021 yılı hasılatını 3.300.000 * (1+%10) = 3.630.000, 2022 yılı hasılatını 3.630.000 * (1+%10) = 3.993.000, 2023 yılı hasılatını 3.993.000 * (1+%10) = 4.932.300, 2024 yılı hasılatını 4.932.300 * (1+%10) = 4.831.530 TL olarak tahmin ederiz.

  • Sabit giderleri her yıl ortalama enflasyon tahmini kadar artırarak projeksiyona dahil ederiz. 2020 yılı için 1.600.000 * (1+%8) = 1.728.000, 2021 yılı için 1.728.000 * (1+%8) = 1.866.240, 2022 yılı için 1.866.240 * (1+%8) = 2.015.539, 2023 yılı için 2.015.539 * (1+%8) = 2.176.782, 2024 yılı için 2.176.782 * (1+%8) = 2.350.925 TL.

  • Değişken giderler hasılatın %30 üzerinden hesaplamamıza dahil edilmiştir.

  • EBITDA = Amortisman ve itfa payı, faiz ve vergi öncesi kar

Neden EBITDA’yı dikkate alıyoruz nakit akış tahminlerinde?

Çünkü:


  • Amortisman ve itfa payları nakit çıkışı yaratmayan giderlerdir. Değer düşüklüğü testinde amacımız vergi öncesi nakit akışlarına ulaşmaktır.

  • Faiz gideri malumu üzerine finansmanın unsurudur ve TMS 36 Duran Varlıklarda Değer Düşüklüğü Standardına göre hariç tutulmuştur.

  • Kullanım değerini hesaplarken vergi öncesi nakit akışları bazında dikkate almamızın sebebi ise geçmiş yıllar zararlarının vergi matrahından indirilmesi, ertelenmiş vergi gibi durumları işin içine katıp karmaşık hale getirmekten kaçınmaktır.

Artık elimizde EBITDA olarak 5 yıllık tahminlerimiz mevcut.


Fakat kullanım değeri olarak hesaplamada EBITDA üzerinde bazı düzeltmeleri yapmakta fayda vardır.

  • Net İşletme Sermayesindeki Değişim: Genellikle tahsil edilen alacaklar ile ödenen borçlar EBITDA’ya dahil edilmezler ve söz konusu tahsilat ve ödemeler nakit akışlarını etkilemektedir. Bu sebeple net işletme sermayesindeki değişim ile EBITDA’yı düzeltmeyi unutmayın!

  • Nakit yaratan birimin üretim kapasitesinin sağlıklı işlemesini sağlamak için bazı duran varlık yatırım (yerine koyma gibi) harcamasına katlanmanız gerekir. Bu tip giderler de ne yazık ki hesapladığınız EBITDA içerisinde yer almaz, çünkü bunlar kar/zarar tablosuna amortisman gideri olarak dahil edilir.

Net İşletme Sermayesindeki Değişim için her bir dönemin sonu itibariyle net işletme sermayesi bakiyesini tahmin etmeniz gerekecektir.


Tahminlerimizi her dönemin sonunda dönem başına göre %10 artacağı olarak varsayalım.


2019 yılı sonu yani 2020 yılı dönem başı net işletme sermayesi 120.000 demiştik ve dolayısıyla 2020 yılı dönem sonu %10 artışla 132.000 olacağını varsayıyoruz.


Böylelikle nakit akış değişimi dönem başı eksi dönem sonu, 120.000 – 132.000 = (12.000) olur. Diğer yıllar da sırasıyla %10 artarak devam eder.


Yatırım harcamalarını da 100.000 TL üzerinden her yıl enflasyon oranında artacak şekilde hesaplayarak nakit akış tablomuza yerleştirelim.


Düzeltilmiş nakit akış tablosu aşağıdaki gibi olacaktır:


Şimdi de söz konusu net nakit akışlarını 31.12.2019 tarihi yani bugünkü değerine indirgemeye geldi. Bunun için en uygun iskonto oranını belirlememiz gerekir.


Çoğu zaman denetçiler ve/veya değerleme uzmanları iskonto oranı olarak Ağırlıklı Ortalama Sermaye Maliyeti (WACC) oranını hesaplayarak dikkate alırlar. Fakat burada dikkat edilmesi gereken konu WACC bize vergi sonrası iskonto oranını verir. Ama malum bize burada vergi öncesi iskonto oranı gerekmektedir.


Elbette WACC’ı direkt alabilmek için nakit akışlarına kurumlar vergisi etkisini ekleyebilirsiniz.


Ama size WACC yerine vergi öncesi iskonto oranını kullanmanızı tavsiye ederim.



Sonsuz (Devam Eden) Değer Hesaplama

Sonsuz değer, projeksiyonu yapılan 5 yıllık dönemin ötesinde işletmenin sürekliliği kavramı çerçevesinde sonsuza kadar yaratacağı nakit akışlarını tahmin edilmesi açısından çok önemlidir.