TFRS 9 Beklenen Kredi Zararında (Şüpheli Alacak Karşılığı) Ne Söylüyor

Güncelleme tarihi: 6 Şub 2019

#TFRS 9, finansal varlıklarda beklenen kredi zararı tutarını muhasebeleştirmemizi istiyor. Bunun için de iki ayrı yaklaşım söz konusu:


1-    Genel Yaklaşım


Genel yaklaşımda, finansal varlıklar 3 aşamaya ayrılmakta ve söz konusu aşamada belirtilen değer düşüklüğünü muhasebeleştirmemiz gerekiyor.

Böylelikle, değer düşüklüğü ya 12 aylık beklenen kredi zararı (BKZ) ya da ömür boyu beklenen kredi zararı olarak ölçülecektir. Birçok uygulamada kafa karışıklığına sebep olacak unsurlar mevcuttur.

Örneğin:

·       Finansal varlığın hangi aşamada olduğunu nasıl belirleyeceğiz?

·       Bazı finansal varlıklardaki kredi riskinin önemli derecede arttığını nasıl belirleyeceğiz?

·       12 aylık BKZ ile Ömür boyu BKZ’nı nasıl hesaplayacağız?

·       BKZ hesaplamalarına dair bilgileri nereden ve nasıl elde edeceğiz ve nasıl güncelleyeceğiz?

Bu sebeple TFRS 9, bazı finansal varlık türleri için alternatif yaklaşım önermektedir:


2-    Basitleştirilmiş Yaklaşım


Basitleştirilmiş yaklaşımda, finansal varlığın hangi aşamada oluğunu belirlemenize gerek yoktur. Çünkü tüm finansal varlıklar için değer düşüklüğü Ömür boyu BKZ’na göre ölçülür.

Elbette basitleştirilmiş yaklaşım sorunu çok basite indirgemiş gözükse de yine bir takım hesaplama yapmaya ve biraz çaba göstermeye gerek vardır.

Bu nokta finansal varlığın türü çok önemlidir.

Basitleştirilmiş yaklaşımı sadece;

·       TFRS 15 kapsamında önemli bir finansman bileşeni içermeyen ticari alacaklara ve

sözleşme varlıklarına ve

·       TMS 17 (TFRS 16) kapsamında kira alacaklarına uygulayabiliriz.


Herhangi bir işletme iki modeli de aynı anda uygulayabilir mi?


Elbette, ancak aynı tür finansal varlıklara uygulayamaz.

Örneğin bir işletmede, ticari alacaklarına genel yaklaşım, yatırım amaçlı gayrimenkulleri üzerinden elde ettiği kira geliri alacaklarına basitleştirilmiş yaklaşım ile değer düşüklüğü hesaplayabilirsiniz.


Basitleştirilmiş yaklaşımı nasıl uygulayacağız?


Yukarıda da belirttiğim üzere, basitleştirilmiş yaklaşımda değer düşüklüğünü Ömür boyu BKZ’na göre ölçeriz.

TFRS 9 birkaç pratik yol gösterici uygulamaya izin verir. Bunlardan bir tanesi de karşılık matrisidir.

Basitçe söylemek gerekirse; bir finansal varlık grubuna dair değer düşüklüğü, sabit karşılık oranları belirlenerek hesaplanabilir. Örneğin ticari alacaklarda;

  • vadesi geçmemiş ise %1,

  • vadesini 1-30 gün geçmiş ise %2,

  • vadesini 31-60 gün geçmiş ise %5,

  • vadesini 61-90 gün geçmiş ise %12 gibi.

 Burada önemli 2 unsur;

  • Finansal Varlık Grubu

  • Sabit Karşılık Oranı (Yüzdesi) dır.

Finansal Varlıkları Nasıl Gruplandırabiliriz?

Basitleştirilmiş yaklaşımda karşılık matrisini kullanırken yine de mümkün olduğunca gereceğe yakın oranlar belirlemeniz gerekmektedir. Bu sebeple herhangi bir sabit karşılık oranını uygulamadan önce finansal varlıklarınızı doğru bir şekilde gruplara ayırmanız gerekmektedir.


Tüm ticari alacaklar aynı özellikleri taşımazlar. Bu sebeple onları aynı kefeye koymamız doğru olmaz.


Peki onları nasıl bölümlendireceğiz?


Nasıl bölümlendireceğimize, alacakların geri ödenmesinin hangi faktörlerden etkilendiğine göre yapabiliriz.


Örneğin perakende müşteriler ile toptan satın alan ticari müşterilerinizin olduğunu düşünelim. Perakende yani şahıs müşteriler, toptan satın alma yapan ticari müşterilerinizden daha az güvenilir ve tahsilat sorunu yaşayabileceğimizi ön görebiliriz.

Böylelikle; bölümlendirmeyi perakende müşteriler ve ticari müşteriler olarak yapabiliriz.

Ya da satışlarınızı farklı coğrafi bölgelere yapıyor olabilirsiniz. Örneğin İstanbul veya Ankara’da ki müşterilerinizden tahsilatları daha kolay yapabiliyorken, Anadolu’da zorlanabiliyor olabilirsiniz. Böylece; İstanbul müşterileri ve Anadolu müşterileri diye bir gruplandırma yapabiliriz.


Demek ki; her işletme kendi koşul ve durumlarına bağlı olarak ticari alacaklarını (veya diğer finansal varlıklarını) nasıl gruplandırıp bölümlere ayıracağını seçmelidir. Bölümlendirme için bazı ip uçları vermek gerekirse;

  • Ürün tipine göre

  • Coğrafi bölgelere göre

  • Para birimine göre

  • Müşteri kredi riskine (değerlendirmesine) göre

  • Bayi türü veya satış kanalına göre gibi…

Buradaki önemli nokta, bir gruptaki müşterilerin aynı veya benzer beklenen kredi zararı modeline sahip olmaları gerektiğidir.


Sabit Karşılık Oranını (Yüzdesini) Nasıl Bulacağız?


Sabit karşılık oranlarını her işletme kendi geçmiş (tarihi) verilerine göre hesaplaması gerekmektedir.

 TFRS 9’a göre sabit karşılık oranları:

  • Geçmiş kredi zararı deneyimlerinden ve

  • İleriye yönelik olarak beklentiler ışığında düzeltmelerden yararlanılarak hesaplanır.

  1. Adım: Geçmiş (Tarihi) Temerrüt Oranları

  2. Adım: İleriye yönelik bilgi

Geçmiş (Tarihi) Temerrüt Oranları